istanbul şişli satilik daire ve madde bilgileri evet arkadaslar sizler icin istanbul şişli satilik daire yazılarını yazdı ve istanbul şişli satilik daire dediki Fransız materyalistleri arasmda (özellikle Cabanis ve La Mettrie'de) ve daha sonra Feuerbach'ta bir eğilim olarak görünen ve müstakil biçimini on dokuzuncu yüzyılm ortalannda vülgermateryalizm (Ludwig Büchner, Kari Vogt, Jakob Moleschott ve diğerleri) olarak adlandırıldığı şekliyle kazeman Kari Marx öncesi materyalizmin geç Osmanlı entelektüel dünyasma girişine ve yol açtığı tartışmalara tanıklık eden felsefi metinleri bütüncül ve sistematik bir ilgiyle gündeme taşımak, başmdan beri Osmanlı Felsefe Çalışmaları dizisinin programmda yer alıyordu. Büchner'in meşhur eseri Kraft und Stojf un (1855) Baha Tevfik ve Ahmet Nebü Beyler tarafmdan yapılan tercümesi Madde ve Kuvvet (1911) bu metinler arasmda önemli bir yer işgal ediyor. Zira popüler vülgermateryalist eserler içinde en fazla yankı uyandırmış, en şiddetli eleştirileri doğurmuş olan bu kitap, Büchner'in yayınladığı tarihten itibaren Osmanlı-İslâm kültür dünyasmda da ilgi görmüş, materyalist ve pozitivist çevreler kadar karşıtları üzerinde de büyük tesirler icra etmiştir.
Büchner'in çok sayıda baskı yapan ve birçok ülkede neredeyse bestseller haline gelen "materyalist İnciL'i, Osmanh-İslâm kültür dünyasmda da popülarite kazanacak. Garpçı aydmlarm elkitabı, muhafazakâr, İslâmcı aydmlarm eleştiri odağı haline gelecektir. Yakm dönem düşünce tarihimizde daha çok Büchner ismi ve şaibeli kitabı Madde ve Kuvvet'le özdeşleşmiş vülgermateryalizme odaklı lehte (Beşir Fuad, Abdullah Cevdet, Celal Nuri ve diğerleri) veya aleyhte (Ahmed Midhat, Fatma Aliye, İsmail Ferid, Harputizade Hacı Mustafa, Filibeli Ahmed Hilmi, Emin Feyzi, İsmail Fenni ve diğerleri' yayınlanmış pek çok makale ve kitabm oluşturduğu literatü bunun açık bir ifadesidir. Meşrutiyet yıUarmdan erkeı Cumhuriyet e kültür dünyamızda neredeyse her entelektüe
Fransızca, Türkçe ya da diğer Osmanlı anâsırı diUeTüwÂi^^ Ermenice, Yunanca, Bulgarca, Romence) tercümesinden, şu yg da bu saikle, gerek hayranlıkla gerek muarız bir nazarla Madde ve Kuvvet'i okumuştur. Nitekim yakm dönem düşünce tarihimizin en karizmatik aktörlerinden biri olan Rıza Tevfik, hatıralarmda, Madde ve Kuvvet'i Tıbbiye'de yirmi beş yaşmdayken (1894) okuduğunu ve dinsizlikten dolayı hapsedildiğini belirtirken, Büchner'in eserlerinin bizde her zaman âşikâre saüldığmı, İstanbul kitapçılarrmn pencerelerinde gelenin geçenin gözüne batacak gibi durduğımu kaydeder.ı Eserin o dönemdeki genel etkisini de yine Rıza Tevfik ir Tıbbiye günlerinden yirmi yılı aşkm bir süre sonra kaleme aldığı Mufassal Kâmüs-t Felsefenin "Atheisme" maddesinde görebiliriz:
Ondokuzuncu asır ahirinde Alman feylesoflanmn pek çoğu d'Holbach'ın mesleğini ihya ettiler. Eski idealizm küUiyyen i'tibârdan sâkıt olarak maddiyyûn ziyâdesiyle rağbet ve kuvvet kazandı. L. Büchner'in Kuvvet ve Mâdde {Kraft und Stojf) nâm eseri -derin bir kitâb olmamakla berâber- ezhân-ı ulemâya tahakküm etti; ulûm-i tabfiyyenin ve usûl-i tecrübiyyenin terakkisi ile serbesti-i i'tikâd, hattâ meyl-i ilhâd arasında münâsebet görenler oldu.^
Nihayet Rıza Tevfik "bu mühim mesele için" bizi Kânms'un asi yazdcimayacak olan "Science" maddesine yönlendiril Muhtemelen daha ayrmüh ele almak istediği "ulûm-tabfiyyenin ve usûl-i tecrübiyyenin terakkisi ile serbesti-i'tikâd, hattâ meyl-i ilhâd arasında[ki] münâsebet", doğruda vülgermateryalizmin doğa bilimlerindeki sponta materyalizme dayalı "Bilim materyalisttir" teziyle ilgilidi Nitekim Ah Suavi'nin Paris'te Force et matiere'in üçüne edisyonunun 1869'da yayınlanışmdan hemen sonra, 1870M Ulûm gazetesinde Büchner'i eleştirdiği "Materyalist (Ehl Mâdde, Ehl-i Hiss, Müşebbihe)" başlıkh makalesind Avrupa'ya ilim tahsiline giden Müslümzm gençleri -ve onlaı
Rıza Tevfik, Biraz da Ben Konuşayım, yay. haz. Abdullah Uçma İletişim Yayınlan, İstanbul, 1993, s. 207, 342.
Rıza Tevfik, Mufassal Kâmûs-ı -
gönderen idarecileri- ikazı da bu mesele etrafmda düşünülmelidir;
Her kim Avrupa ulûmu rûhâniyyâtı inkâr ediyor derse mutlaka yalancıdır ve câhildir. ... Türk'ten, Arap'tan, Acem'den, Enueni'den, Rum'dan, Yahudi'den filandan Avrupa'ya tahsil için gelenler hesâb okusunlar fakat muhâsib olsunlar, hendese okusunlar fakat mühendis olsunlar, tıp okusunlar fakat tabîb olsunlar ve hâkezâ. ...
Yoksa mevzû'u mahsûsâtdan ibâret olan ulûm-ı tecrübiyye ile meselâ ilâhiyyât bahsine girişmek ve memleketinde mevcûd rûhâniyyât i'tikâdma karşı birtakım hayâlât ve hezeyânât ile avdet etmek pek
Ali Suavi'nin 1870'te CamiUe Flammarion ve Claude Bemard'm tezlerine dayandırdığı bu Büchner eleştirisinden sonra, 1876'da Beyrut, Kahire ve İskenderiye'de Yakub Sarruf (1852-1917) ve Fâris Nimr'in (1856-1951) editörlüğünde popüler bilim dergisi el-Mııktatafm yayınlanmaya başlaması ve özellikle Şibli Şumayyil'in (1850-1917) "Darwinci felsefenin önde gelen savunucusu"'^ olarak tanıttığı Büchner'in Sechs Vorlesungen über die Danuin'scJıe TJıeorie (Darvvinizm üzerine Alfa Ders) adlı kitabım Şerh-i Büchner alâ mezhebi Danınn başhğıyla 1884 te Arapçaya tercümesi,^ Osmanlı-İslâm dünyasmda materyalizm ve evrimcilik üzerine hızla genişleyecek uzun süreli ateşU bir tartışmanm başlangıcı olmuştur.^ Nitekim 11. Meşrutiyet
Ali Suavi, "Materyalist (Ehl-i Mâdde, Ehl-i Hiss, Müşebbihe)", Ulûm, nr. 17, Paris, 1287, s. 1020.
Najm A. Bezirgan, "The Islamic World", The Comparative Reception of Danoinism, ed. Thomas F. Glick, University of Chicago Press, Chicago 1988,377.
Ludvvig Büchner, et-Ta'rîb li-şerlıi Bühner alâ mezhebi Danoin fî'ntikâli'l-enva' ve'z-zuhûri'l-nlemi'l-ucivî ve itlâk-i znlike 'ale'l-insân ma'a ba'd tasarruffih, tere. Şibli Şumayyil, İskenderiye, 1884.
İslâm dünyasmda evrimcilik üzerine erken literatürün Büchner ve Haeckel dolayımh olması dikkat çekicidir. Büchner, Darvvin'in Türler'in Kö'kem'nden dört yıl önce, 1855 gibi erken bir tarihte. Madde ve Kuvvet'te Lamark'ın öğretilerini izleyerek türlerin evrimini öne sürmüştür. Darwinci evrimi kendi teorisini doğruluyor olarak coşkuyla karşılamıştır. Bkz., Eberhard Von Kitzıng, "Orıgin of Complex Order in
yıllarında giderek yükselen materyalizm dalgası karşıt kaleme aldığı reddiyede Mısırlı Mehmet Ferit Vecdi aka Baü'da ve Doğu'daki tarihçesini sunarken şöyle diyecektir;
... Şark'a doğru akıp gelen hâdisât-ı mü'ellime dolayısıyla Şark'da olan her hareket, hattâ hareket-i ilhâd da tevakkuf etmiş idi. On dokuzuncu asırdan i'tibâren ise mü'essesât-ı ilmiyy elerde Şark, Garb ile ihtilât ederek Garb'dan mâddiyyûn felsefesinin nazariyyâtını iktibâs etmeye başladılar.
Bu sûretle o zamâna kadar durgun olan mâddi)^ûn felsefesi yine cânlamyordu. Doktor Yakub Sarruf ile Fâris Nimr el-Muktataf mecellesiyle bu felsefeyi Suriye ve Mısır taraflarında neşre kıyâm ettiler. Şu kadar var ki, mecellenin kâri'lerini -ki büyükleri ehl-i i'tikâddandır- iğzâb etmek korkusuyla bunlar sırf maddî olan fikirlerini cehren ortaya koymaya pek de kâdir olamıyorlardı. Doktor Şibli Şumayyü ise kalben bunlardan daha cür'etkâr, şekîmeti bunlardan daha şiddetli olduğu cihetle mebâdî-i mâddiyyesini bütün sarâhatiyle alenen ortaya koydu; Halik Te'âlâ'yı, rûhu, hulûdu inkâr eyledi; lork seneden beri yazmış olduğu şeylerin hepsinde mâddiyyûn mesleğini pek müfrit bir sûrette müdâfa'a ettiği gibi, el-yevm de şecf bir müdâfa'a gibi meslek-i mâd^yyûnu müdâfa'a etmektedir. Binâenaleyh Şark'da mâddiyyûnun re'îsi Doktor Şumayyil Şibli dersek ta'accüb olunmamalıdır.
Şibli Şumayyil allâme Büchner'in Danvin mezhebi üzerine olan şerhini Arabcaya tercüme ettiği gibi, onun felsefesini te'yîd husûsunda hayli risâleler de yazmıştır. Bu sûretle nüfûsda epeyce bir iz bırakmıştır; binâenaleyh bu memlekette mâddiyyûnun istinâd ettiği usûlleri nakz ederek felsefe-i rûhiyyûnu takviye etmekteki garaz ve maksadımız da onun felsefesiyle yazılannı ibtâl etmek olacaktır.^
ŞibH Şumayyü'm ük Büchner tercümesiyle 1884 yılmda Beyrut, Kahire ve İskenderiye'de başlayan tartışmanın İstanbul kanadında öncü isim, bilimsel bir teşrih ameliyesine dönüştürdüğü intiharıyla Beşir Fuad'dır. Beşir Fuad, Fransız materyalistleriyle birlikte, yazılarmda açık ya da örtük biçimde bahsettiği Büchner'in ve özellikle de "âlem-i felsefece bir tarih-i teceddüt teşkil eylediğini"düşündüğü Madde ve Kuvvet kitabırun etkisinde kalmıştır. Nitekim Muallim Naci'yle mektuplaşmalarmda "Mevcûdâtm herhangi birini tedkîk edecek olsak evvel emirde iki şey nazar-ı dikkatimizi celb eder; Mâdde ve kuvvet!" diyerek materyalist monizmin iki ana bileşenini vurguladıktan sonra, bu "iki kelimenin hâ'iz olduğu ehemmiyeti takdir edebilmek için" Büchner'in başlığı bu iki bileşenden oluşan Madde ve Kuvvet eserine müracaaü tavsiye eder.® Abdullah Cevdet Büchner'in Natur und Geist mdan yaptığı tercümeler yamnda,^ 1863'te Gros-Claude tarafmdan yapılan Force et matiere, etudes populaires d'histoire et de philosophie naturelles (Paris: Germer BaiUiöre, 1863) başhklı tercümesiyle Osmanlı aydınları arasmda zaten popülerleşmiş olan Kraft und StoJfxm da "Der Gedanke" ("Tefekkür") bölümünü Fizyolocya-i
Muallim Naci-Beşir Fuad, Intikâd, Mahmud Bey Matbaası, İstanbul 1304, s. 70; eserin güncel basımı için bkz., Beşir Fuad, Şiir ve Hakikat; Yazılar ve Tarhşmalar, yay. haz. Handan İnci, YKY, İstanbul, 1999, s. 386; Hüseyin Cahid hatıralannda Beşir Fuad'ın Büchner'in Madde ve Kuvvet'ini tercüme etmiş olduğunu kaydederse de Orhan Okay'ın Beşir Fuad incelemesinde belirttiği üzere bu bir hafıza yanılması olsa gerektir. Bkz., Hüseym Cahit Yalçın, Edebî Hatıralar, Akşam Gazetesi Yayılan, İstanbul, 1935, s. 36; Orhan Okay, Beşir Fuad: İlk Türk Pozitivist ve Natüralisti, 2. Basım, Dergâh Yayınları, stanbul, 2008, s. 163-164.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder