istanbul şişli satilik daire ve madde bilgileri36

 istanbul şişli satılık daire


istanbul şişli satilik daire ve madde bilgileri36 sizlere bugün istanbul şişli satilik daire yazılarını yazdı ve istanbul şişli satilik daire dediki Ludwig Büchner, Goril {Nnture und Geist), Matbaa-i Vilâyet, Mamuretü'l-Aziz, 1311, 57 s.; aynca bkz., Abdullah Cevdet, Fünûn ve Felsefe, Târîh-i Tesvîd, Caıe\TC, 1309/1897 (Taşbasma); Fünûn ve Felsefi, 2. Tab', Matba'a-i İctihâd, Mısır, 1906; Fünûn ve Felsefi ve Felsefi Sânihâlan, 3. Tab, Matba'a-i İctihâd, İstanbul, 1912; Fünûn ve Felsefi nin çevriyazı ve sadeleştirme kalıbmda gücel basımı için bkz., Abdullah Cevdet, Fünûn ve Felsefi ve Felsefi Sânihâlan, yay. haz. Nevzat H. Yanık, Ali Utku, Çizgi
Tefekkür^o (1308/1891) başlığıyla ilk kez Türkçe^^T~te^^S^ etmiştir. Daha sonra yeni tercümelerle eserin "Gehim ımd Seele" (Dimâğ ve Rûh), "Der Gedanke" ("Tefekkür"), "Das Bevvujgtsein" ("Vicdân") bölümlerini Fenn-i Rûh başhğıyla yayınlayacaktır.” Tercüme edilen bölümlere bakıldığmda Abdullah Cevdet'in tercihinin Büchner'in bilincin sinirsel maddenin bir işlevi olduğunu öne süren biyomateryalist tezini aktarmak olduğu söylenebilir. Bu arada eserin "Allah Fikri" gibi daha çok tepki doğuracak bölümlerini tercih etmemesi dikkat çekicidir. Kraft und tam tercümesi Abdullah
Cevdet'in Fizyolocya-i TefekküFdeki ilk tercüme girişiminden yirmi yıl sonra Baha Tevfik ve Ahmet Nebil Beyler tarafmdan gerçekleştirilecek ve Madde ve Kuvvet adıyla üç cilt halinde yaymlanacakhr.i2 Abdullah Cevdet eserin bu tam tercümesini İçtihâd'da "Baha Tevfik ve Ahmed Nebil Beylerin tercüme ve neşretmekte oldukları bu kitâb -ki Çingeneceden mâ'adâ her dile tercüme edilmişti- ikinci cildi de meydân-ı istifâdeye konuldu. Mütâla'a ve mülâhaza olunması elzem olan kitâblardan birine lisâmmız yerü mâlik oluyor. Mütercimlerine teşekkür etmeliyiz"” ifadeleriyle takdir edecektir. Baha Tevfik ve Ahmet Nebil, Abdullah Cevdet'in Fenn-i Rûh tercümesinden eserin ilgili bölümlerinin tercümesi sırasmda istifade etmiş ve bunu bir dipnotla ifade etmişlerdir.”
’O Ludwig Büchner, Fizyolocya-i Tefekkür (La Pensee): Me'hâzımm Esâsı Kraft und StoffVnv&TÛı Kitâbın "Tefekkür" Bahsidir, tere. Abdullah Cevded, İstepan Matbaası, İstanbul, 1308, 72 s.
” Bkz., Ludvvig Büchner, Fenn-i Ruh, Kraft und Stoff Kitab-ı Meşhûrunun Üç Mebhâs-i Tammiyle Berâber Dîger Tefahhusât-ı Fenniyyeyi Hâvidir, tere. AbduUah Cevded, Kütübhâne-i îctihâd, Aded: 25,
Baha Tevfik ve Ahmet Nebü Madde ve Kınruet tercümesinde kitabın Fransızca 1906 edisyonunu esas almışlardır.ıs Ayrıca Baha Tevfik'in Ali Kemal Bey'in İkdâm'da yayınlanan eleştirisine cevap niteliğindeki makalesinde yer alan "Biz o kitâbı [Madde ve Kuvvet] tercüme ederken müte'addid tab'larma, hattâ on sekizinci tab'ı olan Almancasımn bazı nukâtma mürâca'at ettik''^^ ifadelerine bakıhrsa, Fransızca ve Almanca farklı edisyonlardan istifade etmişlerdir. Esas aldıkları metindeki dipnot sistemine, kaynak gösterme hususuna fazlaca riayet etmedikleri, sadece yazar isimlerini, nadiren eser ismi zikrederek, metin içinde vermekle yetindikleri görülüyor. Eserin girişinde "Louis Büchner Kimdir?" başlıklı bölümde Madde ve Kuvvet'in Türkçeye tercümesinin, on dördüncü veya on beşinci bir dile tercümesi olduğımu belirtirler.^^ Yine "Bizim Sözlerimiz" başlıklı sunuşta, her okuyamn anlayabilmesi için "eseri baştanbaşa yeni lisânla tercüme etmek kâ'idesi"ni^® tatbik ettiklerini vurgularlar. Bu tutum, Büchner'in eserlerinin geniş bir izlerkitle için cazibesini arttıran güçlü popülist ve anti-entelektüel eğilimiyle uyumludur. Zira Kraft und Stojfun "doktorlarla fizyoloji âlimlerinden ziyâde nazarlarmda tabî î ilimlerin en basît ve en celî hakikatleri bile halli mümkün olmayan müammâlar hükmünde olan halka hitâb ettiğin [i] düşünen Büchner, kitabınm ilk basımma önsözde şöyle der; "Görüşlerimizi genellikle anlaşıhr bir biçimde sunmaya çalışacağız ve böyle yapmakla kullammı ya da suistimali hem
tercüme ederken mezkûr kitâbdan pek çok istifâde ettiğimiz için kendüerine teşekkür borçluyuz". Bkz., Büchner, Madde ve Kuvvet, II. dit, s. 379.
15Louis Büchner, Force et matine, ou, Principes de l'ordre naturel mis â la porlee de tous, tr. Victor Dave, Schleicher Frâres, Paris, 1906. Madde ve Kuvvet'in çevriyazı ve sadeleştirme kalıbında yayma hazırlanırken karşılaşılan sorunlarda, özellikle isimler ve terimler konusunda bu edisyondan istifade edilmişhr.
16[Baha Tevfik], 'Tenkîd-i Felsefî: Ali Kemal Bey'in 8 Haziran Tarihli İkdâm Gazetesi'ndeki Makalesine Cevâbdü, Felsefe Mecmuası, no 5 [1913], s. 68.
17Büchner, Mâdde ve Kuvvet, I. dit, s. 11.
18Bal^ Tevfik, Ahmed Nebil, "Bizim Sözlerimiz", Büchner, Mâdde ve Kuvvet", I. dit, s. 6-7.
1® Büchner, Mâdde ve Kuvvet, E. dit, s. 380.
Kema] Kahramanoğlu, Ali Utku
bilgili hem de cahil gözlerde güvensizlik içindekittoTte^rijp^ özellikle de AJman felsefesini doğuran tüm şu felsefi tekı^ detaylardan kaçınmaya çalışacağız"Nitekim Kraft und Stoffun İngilizceye tercüme eden Frederick CoIJingwood da kitabın "başlıca cazibesi[nin] argümanlanrun taşmdığı açık, güçlü, ciddi ve sık sık belagath dilde bulunaca[ğım]"2^ belirtir.
Bu arada belirtilmesi gereken bir nokta da Büchner'den Madde ve Kuvvet'i tercüme etmenin oldukça yoğun eleştirileri göze almayı gerektirdiğidir. Nitekim Baha Tevfik ve Ahmed Nebil'in tercümenin kamuoyunda doğuracağı tepkiyi tahrrun ederek, yine "Bizim Sözlerimiz" başlıklı sunuşta, "Madde ve Kuvvet'in okuruna şu hususu şimdiden haber vermek isteriz ki, bu kitapta söz konusu olan din, İslâm dini değil, Hristiyanhktır, hatta Hristiyanhğm tahrif edilmiş şeklidir. Mü'ellif ancak bu mantıksız şekli ele alarak i'tirâzlarmı saymış ve hücûmlarmı yapmışür" ihtarlarıyla "bu i'tirâzlarm İslâmhğa şümûlü farz olunsa da cevâbım verecek hâcelerimiz, çok şükür mefkûd değildir" diyerek ulemâyı göreve çağırdıkları ve nihayet "Eserin her türlü mes'ûliyyeti mü'ellifine â'iddir"^^ kaydım düştükleri dikkat çeker.
Baha Tevfik ve Ali Kemal arasında Madde ve Kuvvet in yaymlanmasmdan iki yıl kadar sonra -aslında Baha Tevfik'in
Bkz., Richard G. Olson, Science and Scientism in Nineteenth-Century Europe, University of Illinois Press, Urbana and Chicago 2008, s. 135-136.
istanbul şişli satilik daire yazdı ve sundu..