istanbul şişli satilik daire ve madde bilgileri90 bugün en güzel madde bilgilerini sizlee yazan istanbul şişli satilik daire diyorki Frederick ColUngvvood, "Advertisement by the Editör", Louis Büchner, Force and Matter: Empirico-Philosophical Studies, Intelligibly Rendered, ed. J. Frederick Collingwood, Trübner & Co., London, 1864, s. iv.
Baha Tevfik, Ahmed NebU, "Bizim Sözlerimiz", Büchner, Madde ve Kuvvet, I. dit, s. 6. Hilmi Ziya Ülken, Baha Tevfik'in Madde ve Kuırvet tercümesinin kamuoyunda uyancbrdığı tepkiyi önceden tahmin etti^ için, taktik gereği kitabm kapağına "Bazı ulemâ-yı kirâmm muavenetiyle mütercimler tarafından mükemmel bir redH^.— hasırlanmaktadır" açıklamasını koyduğundan söz edp-
yazdıkları karihadan ise, böyle en bedîhî fazîleüeri, meziyetleri, hakîkaüeri deÜcesine mütecâvizâne inkâr etmek gibi gelişi güzel yâvelerdir; yok, öyle değil de tercüme ise, Büchner'in o bitmez tükenmez Madde ve Kuvvet'i gibi artık Avrupa'da bile okunmayan o zemin ve zamâna, hele tekâmül-i hâzınmıza aslâ tevâfuk etmez âsâr-ı ma'rûfedendir. O kadar hod-pesendliklerine göre hiç olmazsa Türkçeyi dürüst, düzgün yazabilseler, Frenkçe kelimelerden, ta'birlerden kurtararak üslûblanm bir parça temizleseler -çünkü msân Fransızca hem de öyle fenâ bir Fransızca bilmeden bu yazıları bir türlü anlayamıyor- hâsıh Şark'dan ya Garb'dan -zarar yok, onlar için her iki taraf da bulunabilir- bir parça ma'rifet müktesebât edinseler bu tercümelerde matbû'âtımıza ufak tefek bir hizmet edebilirler; fakat o kadar da yapamıyorlar, yapamayınca da tabı i mecmû'alarmı kitâblanm satamıyorlar yâhûd bakkallara, manavlara okka okka satmaya mecbûr oluyorlar, sonra da hiddetlerini Arab'dan, kemâlât-ı Arabiyyeden, medeniyet-i Arabiyyeden almaya kalkışıyorlar, zavallılar cidden sinnen genç bile olsalar ma'zûr olamazlar.24
ifadelerine Baha Tevfik'in cevabı Büchner'in eserine ve tercümesine ilişkin bazı önemli açıklamalar içerir. Ah Kemal in "Büchner'in Madde ve Kuvvet'inin bugünkü terakkiyyât-ı fenniyye ile mütenâsib olmadığı" iddiasma, "Ali Kemal Bey Madde ve Kuvvet hakkmda bazı muharrirlerin tenkîdâtmı işitmiş, sonra işittiğini unutmuş... Kalemi eline aldığı zamân nasıl akima geldiyse öylece bir şey yazıvermiş" diyerek tashih getirir:
Bunu tashih edelim; Büchner'in rakîbleri fi'l-hakîka Madde ve Kuvvet'i tenkîd etmişlerdir. Fakat bu tenkîdât kitâbın terakkiyyât-ı hâzıra ile mütenâsib olmadığı sûretinde değil, bazı nazariyyât ve mütâla'âtm isbâtsız bırakılmış olması tarzındadır. Bunu da en ziyâde ve en ciddî olarak Mâddiyye Felsefesi Târihi mü'ellifi Lange yazmıştır. Hâlbuki o
Bkz., [Baha Tevfik], "Tenkid-i Felsefî: İlm-i Ahlâk, Muharriri: Kemal Bey", Felsefe Mecmuası, no. 4 [1913] s 49-55 AU Kemal, “İlm-i Ahlâk", İkdam, nr. 5867, 8 Haziran 1329.
zamân Madde ve Kuvvet'in ilk tab'ı çıkmışh. Bugün orT"'^ yedinci tab'ı çıktı ve her tab'ında bu noksan ikmâl edildr Kitâb terakkiyyât-ı hâzıraya muvafık bir hâle geldi. Birinci tab'ı yüz elli sahîfelik bir şey iken, son tab'lan dört misline çıkü. Biz o kitâbı tercüme ederken müte'addid tab'larma, hattâ on sekizinci tab'ı olan Almancasınm bazı nukâtma mürâca'at ettik.
Avrupa'da modası geçmiş bahsine gehnce: Bu tabiîdir.
On altı lisâna tercüme edildikten ve milyonlarca nüsha satıldıktan sonra elbette modası geçer, çünkü herkes okumuş olur, fakat bizde öyle mi?...
Biz Madde ve Kuvvet'te fenn-i hâzıra tevâfuk etmeyen hiçbir nokta yoktur diyoruz. Kuru laf para etmez, varsa bunu da bulup göstermeli...25
"Kitâblannı manavlara satarlar. ... Türkçe yazı araşma Fransızca ta'bîr karıştırırlar" iddiasma ise.
Tercüme ettiğimiz Madde ve Kuvvet üç bin tane basildi- H-yevm yedi sekiz yüz mevcûdumuz vardır. Târüt-i Felsefe'nûz üç bin beş yüz aded basıldı. Elimizde pek az kaldı. Vahdet-i Mevcûd'nmuz, Teceddüd'ümüz, Feminizm isimli kitâbırmz da böyledir. Yeni Ahlâkfırmz ikinci def'a tab'a mazhar oldu. Psikoloji'mizin nesh-i matbû'ası bitmek üzere bulunuyor.. .^^
cevabım verir. Büchner'in Madde ve Kııvvet'i ve Emst Haeckel'in Vahdet-i Mevcûd'una ilişkin bu satış rakamları İkinci Meşrutiyet döneminde vülgermateryalist hareketin popülerliğinin bir göstergesidir. Baha Tevfik ve Ahmed Nebil'in Madde ve Kuvvet tercümesinin "Bizim Sözlerimiz" başlıklı sımuşundaki "Bundan evvel neşr etmiş olduğumuz Vahdet-i Mevcıİd zann ettiğimizden pek ziyâde müşteri buldu ve bizi sür'atle bu kitabı da neşre teşvik etti" 27 ifadelerinden anlaşılacağı üzere, Hneckel'in Vahdet-i Mevcûd: Bir Tahî'at Âliminin Dîni adıyla 1911 yümda Türkçeye tercüme edilen Der Monismus als Band
Religion und Wissenchaft çalışmasının gördüğü olağanüstü Ugi Madde ve Kuvvet hacmindeki bir eserin üç cilt halinde tercümesini mümkün kılmış, bu genişlikteki eser, iki yıldan az bir sürede 2.250 adet satılmış ve gördüğü ilgi daha sonra da artarak sürmüştür.^8 Dikkat çekici bir diğer husus tercümenin yayınlanmasmdan iki yıl sonra bile Baha Tevfik'in Büchner'in öğretisine "Biz Madde ve Kuvvet'te fenn-i hâzıra tevâfuk etmeyen hiçbir nokta yoktur diyoruz" diyecek kadar ateşli bir bağlılık göstermesidir. Collingwood'un Kraft und Stojfun 1864'te yayınlanan İngilizce tercümesine "editör bu kitabı kendi kanaatleriyle tamamıyla uyumlu bir kitap olarak yaymlamıyor, çünkü içerisinde iddia edilen olguları her zaman onaylamaz, bu olgulardan yapılan çıkarımlarm hepsini de kabul etmez... kaydmı düştüğü göz önüne alınırsa. Madde ve Kuvvet müterciırıirıin bağlıhğınm derecesi daha iyi kavranabilir. Hihni Ziya Ülken'in de belirttiği üzere, "otuz kırk yıl önceki bir fikir hareketini o zaman ayaktaymış gibi nakled[en]" "mevsimsiz"8o bir ilgidir bu. Fakat vülgermateryalizmin "Bilim materyalisttir tezine sıkıca sarılan Garpçı Osmanlı aydım, teceddüt hareketinin ihtiyaç duyduğu politik programa teorik bir temel bulmuş gibidir.
Bu bağlamda, Baha Tevfik'in vefatı üzerine kaleme aldığı bir makalede onun için "Çok çalışkandı. Çok zeki idi. Fakat gayesizdi. O zekâsiyle, o sa'yiyle mükemmel bir filozof olabilecek iken yalmz bir fantezist oldu" 3’ diyen Ömer Seyfettin'e mukabele eden Abdullah Cevdet'in "ta'assubu kırmak, nûra koşmak" gayesini atfettiği Baha Tevfik'in "Büchner'in Madde ve Kuvvet unvânlı bütün dünyâmn kafasmda dehşetli bir inkılâb yapmış olan kitâbım tercüme etmesi[nin], hiç dîger bir hizmeti olmasa da nâmmı unutturmamaya kâff'32 olduğunu belirtirken ser dettiği bu
Şükrü Hanioğlu, "Erken Cumhuriyet İdeolojisi ve Vülgermateryalizm", Zaman, 22 Kasım 2008, s. 22.
Frederick Collingvvood, "Advertisement by the Editör", Louis Büchner, Force and Matter: Empirico-Philosophical Studies, s. iii-iv. Ülken, a. g. e., s. 236.
93 Kânûn-ı Esâsîsini meydâna getirmiş olan cereyânlar, beş sene evvelki inkılâba sebeb olan mü'essirler tedkîk edilmek istenildi. Belki daha iyi tedkîk ve tahlil olunacak... İnkılâb-ı siyâsîyi hazırlamaya çalışanlar arasında Namık Kemâl Bey gibi zevât-ı muhtereme var. Fakat şübhe yok ki, bu memleket ve bu millet bu hâlinde kalmayacak, kalamayacak. Çâr ve nâçâr zamânın revişine, terakldsine tâbi' olacak... İnkılâb-ı siyâsînin mâhiyeti ne olursa olsun, bir inkılâb fikn ile müteradif değildir. Bunu da inkâr etmemeliyiz. İnkâra mecâlirrüz yoktur. Belki inkılâb-ı fikrî için -henüz bir cereyân hâsıl olmaya başladı bile denemez- zemîn tehiyyesi maksad ile gayretler var, eğer burada bir inkılâb fikn hâsıl olur da bunun da tedkîk ve tahlîl-i târîhiyyesine girişilirse o ister istemez Profesör Büchner'in nâmı yâd olunacak. Çünkü hayli senelerden beri mekâtib-i âliyyede olan münevver gençlerimizin elinde Büchner'in Kuvvet ve Madde eseri görülmeye başlarmş, belki de inkılâb fikrînin ilk tohumlannı buraya bu eser saçmıştır...33
